Paylaş   
08.05.2018

AŞKIN GÖREN GÖZLERE İHTİYACI YOK

/

Salim, 30 yaşlarında bir cinayet masası dedektifidir. İçine kapanıktır. Ayrılmış olduğu karısından, çok da ilgilenmediği 3 yaşlarında bir kızı vardır. Salim, yeni bir cinayet davası üzerine çalışırken, bir süredir devam etmekte olduğu göz tedavisinin sonuç vermediğini ve zamanla tamamen kör olacağını öğrenir. Bu gerçekle baş etmeye çalışırken ilgilendiği davada öldürülen kişinin karısı Handan Hanım´ın da kör bir piyanist olması, Salim´in durumunu daha da ilginç kılar. Dava süreci ilerledikçe Handan Hanım´a fena halde gönlünü kaptıran Salim, ondan yüz bulamayınca ilgisini cinayetin bir numaralı katil zanlısının kör karısı Leyla´ya yöneltir. Ama şüphesiz en tuhafı, Salim´in canından çok sevdiği annesinin yaşlı ve kör bir fahişe olmasıdır. Olaylar geliştikçe Salim daha da körleşir. Ya da Salim körleştikçe olaylar gelişir.

SEANSLAR


YÖNETMEN:
Onur Ünlü



OYUNCULAR:
Demet Evgar
Fatih Artman
Hare Sürel
Ezgi Eyüboğlu
Ayşenil Şamlıoğlu
Özgür Emre Yıldırım
Turgut Tuncalp
Umut Temizaş
İncinur Daşdemir



SENARYO:
Onur Ünlü


GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ:
Vedat Özdemir



MÜZİK:



YAPIM:
2017, Türkiye


DAĞITIM:
CGV Mars D.


SÜRE:
83 dakika



FİLMİN SİTESİ:
Web sitesine gidin





Video Galerisi
Yazar
- -
ATİLLA DORSAY (t24.com.tr): ´... Son derece özel fiziği ve oyun gücüyle nefes kesen Fatih Artman´ın öyle olduğu çoktan bilinen Demet Evgar´la eşleşmesi, filme kolay unutulmaz bir ikili sağlıyor: sinema tarihimize mutlaka geçecek olan...Ama uçarı Salim bir başka körü, Leyla´yı (Hale Sürel) yeğleyince, dengeler biraz bozuluyor. Demet Evgar´a yapılacak şey mi bu?
Ama işte, o temel sorun da ortada. Tüm bunların örtemediği biçimde...Ayni öyküde ve 80 küsur dakikalık bir filmde, bunca kör kişiliğe ne gerek vardı? Ünlü´nün bu kez körlüğe odaklanma ve insanın başına gelebilecek bu büyük felakete iyice yaklaşma arzusunu anlıyorum. Aslında onunla iyice paylaştığımızı sandığım bir polisiye, daha doğrusu kara-film tutkumuz var. Ama o tür, bunca abartmayı kaldırır mı? Bir dramı ilmek ilmek örerken, körlüğü tam dört ana kişiye bulaştırmak neyin nesi? Bu seçimin, aslında bu çok özgün filmi getirip eski Yeşilçam´da körlüğün "Eyvah, görmüyorum/ Allah´ım, görüyorum" teranesine yaklaştırdığını fark edememiş mi, sevgili Onur Ünlü? Kısacası, bu değerli ve yaratıcı sanatçımızın artık daha özenli, daha seçici olması ve kalıcı yapıtlar üretme sürecine geçmesi gerekiyor bence...´

ŞENAY AYDEMİR (gazeteduvar.com.tr): ´... Onur Ünlü´nün geçen yıl Adana Altın Koza´da en iyi film ödülünü kazanan filmi "Aşkın Gören Gözlere İhtiyacı Yok". Onur Ünlü ilk filmi "Polis" ve ardından gelen "Beş Şehir" ile Türkiye sinemasındaki geleneksel hikaye anlatı kalıbını, karakter yapısını ters yüz eden bir alan açtı kendisine. Bu yeni dil ve estetik arayışı hem seyirci hem de sinema eleştirmenleri arasında bir heyecan yarattı. Türkiye sinemasının gramerini bozan, geleneksel anlatıya, karaktere kafa tutan ve aynı zamanda eğlenceli de olabilen bu estetik arayışın kendi içinde devam eden yolculuğunun ´tuhaf´ duraklarından birisi olarak görülebilir "Aşkın Gören Gözlere İhtiyacı Yok". Ki, bir sonraki filmi "Put Şeylere" ile bu arayışı yeni bir evreye taşıdığı ve belki de artık kendisinin de ne aradığını tam olarak bilmediği bir yerde duruyor Onur Ünlü sineması... Onur Ünlü, Türkiye´nin en önemli ´parlak fikir´ bulan sinema insanı olarak, fikrin olgun bir hikayeye dönüşmesi için biraz daha sakin kalmak ve uğraşmak yerine peşine takılmak ve nereye giderse oraya kadar gitmek istemiş gibi sanki. Ama bunun da Onur Ünlü´nün alametifarikalarından birisi olduğunu ve şaşırmamak gerektiğini not etmeden geçmeyelim.´

CÜNEYT CEBENOYAN (BİRGÜN): ´... Film bir ruh durumunu yansıtıyor, bir olaylar silsislesini değil. Bu ruh durumu Onur Ünlü´nün "Sen Aydınlatırsın Geceyi"de yansıttığı ruh durumuna benziyor. Kendini ve başkalarını öldürme hayalinin, yalnızlığın, parçalanmışlığın, hayattan kopmakla/hayata tutunma çabasının ve aşkın/seksin/şehvetin elbette süzgeçten geçmiş ama mümkün olduğunca doğrudan bir yansımasına ulaşmaya çalışmış sanki film. Çarpık kadrajları, Caravaggio´yu andıran renk paletiyle bilinçaltından doğrudan servis edilmiş gibi. Aklıma Sokhurov´un "Anne" filmi de geldi. Beğenebilirsiniz de, sinemadan kaçmak isteyebilirsiniz de. Ben ikisini de yaşadım filmi seyrederken. Sıra dışı bir deneyim yaşayacağınız kesin. Demet Evgar, Fatih Artman, Hare Sürel ve Ezgi Eyüboğlu iyi performanslar çıkarmışlar.´

UĞUR VARDAN (HÜRRİYET): ´... Ünlü´nün dünyasını ve espri anlayışını kendine yakın bulanlar için izlenmesi gayet zevkli ve keyifli bir film var karşımızda. Sizin için bir referans olur mu bilemem ama ´Aşkın Gören Gözlere İhtiyacı Yok´un son Adana Film Festivali´nde ´En İyi Film´, ´En İyi Yönetmen´, ´En İyi Erkek Oyuncu´ (Fatih Artman) ve ´En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu´ (Hare Sürel) dallarında ödüle uzandığını belirtelim. Filmde dedektif Salim´i canlandıran Fatih Artman çok iyi, ayrıca ´Aile Arasında´ ve ´Sofra Sırları´ndan sonra bir kez daha seyirciyle buluşan Demet Evgar´ın da gayet başarılı bir performans sergilediğinin altını çizelim. Son olarak ´TRT Çocuk Korosu´ klasiklerinden ´Tohumlar Fidana, Fidanlar Ağaçlara´ (ya da bilinen ismiyle ´Yurdumda´) şarkısının filmde kullanılmasının da, Onur Ünlü´ye özgü (nostaljik) hınzırlıklardan biri olduğunu söylemeliyim.´



Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
128
0
164
0
125
0