Paylaş   
28.04.2018

TAŞLAR YERİNDEN OYNARKEN ...

/

Bir DC Comics, bir Marvel derken 20'nci yüzyılda ortaya çıkmış Amerikan patentli 'süper kahramanlar'ın 21'inci yüzyılda da, sinemanın olanakları sayesindeki gövde gösterisi sürüyor. Önce solo, sonra koro şeklinde geliştirilmiş formüllerle seyirci karşısına çıkan bu yapımların sonuncusu hüviyetindeki 'Avengers: Sonsuzluk Savaşı-Bölüm 1'de ('Avengers: Infinity War'), bildik bir mantığın yansımasını izliyoruz: 'Son derece güçlü' şeklinde lanse edilen bir düşman ve ona karşı ortaklaşa verilen bir mücadele. Yani bir çocukluk deyimiyle, "Ben tek, siz hepiniz..."
'Marvel evreni'ne ilk olarak 2014 tarihli 'Kaptan Amerika: Kış Askeri'yle dahil olan, daha sonra da 2016'da 'Kaptan Amerika: Kahramanların Savaşı'nı çeken Anthony ve Joe Russo imzasını taşıyan yapımda, Thanos adlı kötüye karşı kenetlenen devasa bir topluluk görüyoruz. Senaryosunu Christopher Markus ve Stephen McFeely'nin kaleme aldığı filmin önceki adımlardan farkı, 'Avengers' denen alamet-i farikaya 'Galaksinin Koruyucuları' ekibinin de dahil olması diyebiliriz. Öte yandan zaten hikâyenin zalimi Thanos da, 'Galaksiciler'den Gamora'nın üvey babası.
'Süper kahramanlı' yapımlar belli bir yaş kuşağı için fazla gürültülüdür, 'Avengers: Sonsuzluk Savaşı'nda desibel düzeyi uzun bir süre alt seviyelerde seyrediyor ve öyküye daha çok hüzün, az biraz felsefe, varoluşculuk gibi meseleler hâkim oluyor ama nihayetinde film, ait olduğu kulvarı hatırlıyor ve "Ama benim de alabildiğine gürültü çıkarmam lazım" diyerek türdaşlarına katılıyor. Öte yandan 'süper kahraman aksiyonları'nda, işin içine ne kadar fazla espri dahil edilirse, film benzerlerinden o denli farklılaşır;
Markus-McFreely ikilisi senaryoda bu türden hamlelere soyunmuş ama ortalamayı pek de aşamamışlar. 'Sonsuzluk Savaşı'nın en iyi esprisi babasıyla sorun yaşamış Quill, kız kardeşiyle boğaz boğaza gelmiş Gamora ve hem ablası hem de abisiyle meselesi olan Thor'un aileleri üzerinden yaptığı muhabbetti.
Bana kalırsa 'Marvel evreni'ne ait adımlar içinde atmosfer bakımından Russo'ların 'Kaptan Amerika: Kış Askeri' en iyisidir, esprili anlatımı ve nostaljik göndermeleriyle de ilk 'Galaksinin Koruyucuları' farklı bir hava estirir. 'Sonsuzluk Savaşı', kimi anlarıyla 'Kış Askeri'ni andırıyor ama genel olarak bana çok da özgün gelmedi.

Adım 'Sevgisizliktir' bayım!
Thanos karakteri, kitlelerin bir kısmını kurtarmak ve hayatı devam ettirmek adına sürekli çözüm olarak 'soykırım' fikrine sarılması ve gerektiğinde uygulaması bakımından, çelişkileriyle birlikte ilgi çekici bir portre olarak çizilmiş. Filmin zaten en önemli mesajı olan 'sevgisizlik' Thanos vasıtasıyla (diyalogların bir yerinde belki "Oysa herkes öldürür sevdiğini" söylenir ve Oscar Wilde'a selam gönderilir diye bekledim ama nafile!) veriyor. Bu karakteri canlandıran Josh Brolin'in performans katkısı da kayda değer ama yine de bütün bu çabalar filmi ortalamanın üzerine çıkaramıyor. Ben mesela "Thanos üzerinden Trump'a bir göndermede bulunurlar mı?" diye de düşündüm ama öyle bir durum da yoktu. Neyse, öykü 'Zaman ve Zihin Taşları' üzerine kurulu: 2019'da izleyeceğimiz devam filminde umarım bu taşlar yerine oturur!
Son olarak Marvel ve DC Comics çekişmesinde solo veya koro; çek çek nereye kadar? Sanırım bir noktadan sonra kimi kahramanlar, karşı cephede 'Kiralık' olarak oynamaya başlayacak. Mesela bu filmdeki ekipte 'Superman' olsaydı, Thanos böyle elini kolunu sallayarak evrenin altını üstüne getirebilir miydi? Sanmıyorum...UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/28.04.2018)

Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
128
0
164
0
125
0