Paylaş   
25.03.2018

KELEBEKLER

/

30 yıl ayrı kaldıktan sonra, babaları 3 çocuğunu Hasanlar Köyü´ndeki evlerine geri çağırır. Nedenini bilmezler. En büyükleri Cemal, onları alır ve bu garip köye doğru yola çıkarlar. Yıllardır bir araya gelmeyen ve birbirini çok az tanıyan üç kardeş Hasanlar´a vardıklarında babalarının öldüğünü öğrenirler ve babaları, vasiyetinde köyün acayipliklerinden biri olan kelebeklerin gelişinde gömülmeyi istemiştir. Köyde geçirdikleri zaman süresinde yaşadıkları enteresan olaylar esnasında hem birbirlerinin hem kendilerinin hem de babalarının kim olduğunu anlamaya çalışırlar.

SEANSLAR


YÖNETMEN:
Tolga Karaçelik



OYUNCULAR:
Tolga Tekin
Bartu Küçükçağlayan
Tuğçe Altuğ
Serkan Keskin
Hakan Karsak
Ezgi Mola
Ercan Kesal


SENARYO:
Tolga Karaçelik


GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ:
Andaç Şahan


MÜZİK:
Ahmet Kenan Bilgiç



YAPIM:
2018, Türkiye


DAĞITIM:
Chantier


SÜRE:
117 dakika



FİLMİN SİTESİ:
Web sitesine gidin





Video Galerisi
Yazar
- -
ATİLLA DORSAY (t24.com.tr): ´... Film öncelikle komedi yolunu seçmiş gözüküyor. Bir tür kara-komedi, ama özellikle ´absürd´e (Türkçesi: saçma) kaymayı tercih eden... Ve birçok sahnesiyle bu tarzın zirvelerine tırmanıyor: durdukları yerde ´patlayan tavuklar´ (ama bir nedeni var!)...Ya da bir lokantada Suzan´ın görkemli sinir krizi....Ya da o ölüyü gömme sahnesi. Ya da finaldeki ´kör çoban´ sürprizi. Ve de elbette perdenin sayısız kelebekle dolduğu final bölümü. Hikâye boyunca sözü edilen, ama gerçekleştiğinde kahramanlarımızın farkına bile varmadığı enfes bir bölüm. Film aile denen kurumu yeniden ve özel bir bakışla ele alıyor. Yok olup gitmiş bir çekirdek ailenin, onca yıl sonra yeniden buluşup barışması mümkün mü? Neden olmasın?... Film genelde birinci sınıf bir oyuncu kadrosundan destek alıyor. Hepsi öylesine iyi ki, hangi birinden söz etmeli? Bunun tam bir takım oyunculuğu olduğunu söylemekle yetineyim. Ve belki çok özel mizahı herkese geçmeyebilecek bu filmi tüm has sinemaseverlere öğütlemiş olayım. ´

MEHMET AÇAR (HABERTÜRK): ´... Olayların ilginç bir şekilde geliştiğini ya da filmin net bir ana fikre odaklandığını öne süremem. Buna karşılık, Karaçelik karakterleri öylesine iyi yazmış ki film kendi dünyasını kurmakta hiç zorlanmıyor. Karakterler filmi alıp götürüyor ve onları yakından tanıdıkça ironi duygusu artıyor. Bu arada, oyuncular harika. Gece kulübü sahnesinde olduğu gibi, ego savaşları veren erkek kardeşlerin arasındaki testosteronlu gerilimi her seferinde eriterek aile duygusunu ortaya çıkaran kız kardeş rolünde Tuğçe Altuğ, kritik rolünün hakkını veriyor. "Rüzgârda Salınan Nilüfer"deki karakterinin ardından bambaşka bir kişilikle karşımıza gelen Tolga Tekin´in oyunculuğundaki farklı tarzlara şapka çıkarmamak elde değil. Bartu Küçükçağlayan ise rolüne getirdiği yorumla filmin mizah duygusuna önemli bir katkı sağlıyor. Öyle ki film bittikten sonra bile, Kenan´ın halleri aklıma geldikçe güldüm. Özetle "Kelebekler"i severek, keyif alarak seyrettim, bence Karaçelik´in en iyi filmi. Umarım siz de beğenirsiniz.´

UĞUR VARDAN (HÜRRİYET): ´... Gişe Memuru´ ve ´Sarmaşık´ filmleriyle tanıdığımız Karaçelik, ´Kelebekler´de öyküsünü absürd komedi şeklinde perdeye taşımış. Bu hedefe genel olarak varılmış. Film komedinin sularına ulaştığında rahatlıyor, ritmini buluyor ama duygusallaşmaya ve karakterler, özellikle baba figürü üzerinden hesaplaşmaya başladığında denge sağlanamıyor. Komediyle dram arasındaki geçişler sorunlu ve bu, filmin ritminde gelgitler yaşanmasına neden oluyor. Tabii ki tercih yönetmenindir her zaman ama belki de sadece komediye yüklenilse ve duygusallık aralarına, istasyonlarına gerek duyulmasa, uğranılmasa daha iyi olurmuş. Keza bu durum oyuncu performanslarının çizgisini de etkilemiş, özellikle Suzan´ı canlandıran Tuğçe Altuğ, hesaplaşmaya soyunulan sahnelerde fazla teatral kalmış. Üç kardeşe genel olarak bakıldığında karakter olarak Kenan (bu rolde Bartu Küçükçağlayan´ı izliyoruz) öykünün yıldızı gibi duruyor. Ara karakterlerde ise ´varoluşsal´ sorunlar yaşayan ve giderek ´Don Camillo´ tadına ulaşan imam (Hakan Karsak) ön plana çıkıyor ve belli bir noktadan sonra filmin en sürükleyici unsuruna dönüşüyor...´

KEREM AKÇA (POSTA): ´... "Kelebekler" de Kültür Bakanlığı desteğinin çıkmamasıyla ´gerilla usulü bir isyan´ kıvamında. Filmin post-prodüksiyon görmemiş gibi dururken, sallanan kamerayla ilerleyen, renkleri işlenmemiş yapısı, belki de çekim süresinin azlığı sebebiyle tek çekimde halledilen doğaçlama sahneler de içeriyor. Film, olgun bir yönetmenin geldiği noktayı asla yansıtmıyor. Aksine Karaçelik´in ilk filmi gibi duruyor. Bu durum da ister istemez ´yol filmi´ klişeleriyle gelen Serkan Keskin, Hakan Karsak, Ezgi Mola, Ercan Kesal ve Serkan Ercan´ı, Joseph Campbell´ın ´kahramanın yolculuğu´ mantığıyla ilerleyen mitik yan karakterlerinin kullanımına ortak ediyor. Bu tercih çok bayat duruyor. Sanki oyuncular tek sahnede oynamak, imece usulü katkıda bulunmak için böyle bir yapıya hizmet etmişler. Serkan Ercan ise "Gişe Memuru"ndan çıkıp gelmiş gibi tek bakışla kahkaha attırabiliyor... Karaçelik´in üzerine yıllarca uğraştığı, detaycı senaryosunda fazla problem yok. Karakterlerin yazılması, onların motivasyonları, çözümlemeleri boyutlu. "Kelebekler" elbette ´bir sürecin filmi´. Bu açıdan üzerine konuşulup değerlendirilecektir. Ama muhtemelen Karaçelik de yapmak istediğinin en iyisini gerçekleştirdiğini iddia etmeyecektir.´
Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
177
0
128
0
164
0
125
0