Paylaş   
23.12.2017

YAŞAMAK ´DÖNME DOLAP´ GİBİDİR...

/

Oyuncu olmak istemiş ama hayatın ona birkaç piyesin dışında pek de şans tanımadığı orta yaşlı bir kadındır Ginny. Artık, parkta dönme dolap işleten, alkolik Humpty'yle evlidir. Önceki evliliğinden olan oğlu Richie ise kızdığı her olayda tepkisini yangın çıkararak (minik bir 'piroman') göstermekte, annesinin başını sürekli belaya sokmaktadır. Bu kaotik ortamda, kurtuluşu genç cankurtaran Mickey'nin kollarında bulur. Lakin çok geçmeden ortaya Humpty'nin bir gangsterle evlendiği için reddettiği kızı Carolina çıkar. İtirafçı olmuş, kocasını polise gammazlamış ve çözümü baba ocağında bulmuştur. Bu yeni durum, yumağı daha da çözülmez hale getirir...

Dört ana karakter etrafında...
Woody Allen, son çalışması 'Dönme Dolap'ta ('Wonder Wheel') 1950'ler Coney Island'ından bir hikâye anlatıyor. Allen'ın son dönem filmlerinden en başarılısı kuşkusuz 'Blue Jasmine'di ve öyküsünü Tennessee Williams'ın ünlü klasiği 'İhtiras Tramvayı' etrafında örüyordu. 'Dönme Dolap'ta da benzer bir hava var. Hikâyenin ana karakterlerinden Mickey, yazar olmak istiyor ve sık sık bir isme referans yapıyor: Eugene O'Neill...
'Dönme Dolap', dört ana karakter etrafında biçimlenirken, bir Eugene O'Neill oyunu tadına ulaşıyor. Ortada bir bataklık var, herkes kurtulmak adına çabaladıkça daha da batıyor. Bütün bu halkada belki de en kilit isim, arada bize öyküyü nakleden Mickey. Çünkü o geçici olarak yaptığı işte, sadece plajdakiler için değil yolları kesişen iki kadına da 'cankurtaran' oluyor. Ginny, mutsuz ve tekdüze hayatına renk getirmesinin yanı sıra tiyatrodan, edebiyattan az buçuk konuşabildiği için de seviyor Mickey'yi. Carolina'da ise gençlik ve işlenmemiş bir cevher var. Üstelik, Mickey'ye göre erken yaşta yaptığı evlilik dolayısıyla koca bir romana sığacak kadar da tecrübe...

Winslet'in 'tirat'ı...
'Dönme Dolap' dışarıda pek beğenilmedi. Woody Allen'ın son dönemlerde çektiği en vasat filmlerden biri olarak görüldü. Üstelik Harvey Weinstein üzerinden bir çığ gibi büyüyen ve haklı bir şekilde, geçmişin kirli sayfalarıyla hesaplaşmaya dönüşen taciz meselesine, eski vakalarından dolayı Allen da eklendi. Kim bilir, belki de filme bu durumun etkisiyle bakıldı. "Yapıtını, sanatçının kişiliğinden azade ele alabilir miyiz?" meselesi kuşkusuz başka ve daha hacimli bir yazının konusu. 'Dönme Dolap'a geri dönersek, ben kurulan atmosferi, büyük usta Vittorio Stararo'nun ışık oyunlarına dayalı enfes görüntü çalışmasını çok beğendim. Keza Kate Winslet'in (Ginny) öykünün bir yerinde 'tirat' tadı taşıyan, artı Zeki Demirkubuz karakterlerine ve ruhuna selam gönderen sahnelerinin de altını çizmek isterim. Winslet özellikle bu bölümde çok iyi ama asıl olarak, sanki uzun bir uykudan kalkmış ve eski günlerine dönmüş izlenimi veren Jim Belushi (Humpty) enfes oynuyor. Justin Timberlake (Mickey) ve Juno Temple (Carolina) da gayet iyiler.
Sonuç? İyi çekilmiş, dramı yüksek, iniş çıkışları dengeli, hafif tiyatro oyunu tadında bir film 'Dönme Dolap'. Mizahı da var ama Woody Allen filmografisi içinde nispeten 'ağırbaşlı' yapımlar kategorisine daha yakın duruyor. UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/23.12.2017)

Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
128
0
164
0
125
0