Paylaş   
25.11.2017

BİR ´TASAVVUF´ YOLCULUĞU

/

Semih Kaplanoğlu, 'Yusuf Üçlemesi'nin son hamlesi olan 'Bal'dan yedi yıl sonra çektiği 'Buğday'la huzurlarımızda. Film, sinemamızın çok nadir uğradığı bir kulvarda ilerliyor ve bize 'tasavvufi' öğelerle bezeli 'distopik' bir öykü anlatıyor.
Siyah-beyaz (dili de İngilizce) çekilen yapımın önce hikâyesini aktaralım: Yakın bir gelecekte yaşanan iklim değişiminin ardından yeryüzündeki yaşam zor koşullarda sürdürülmektedir. Sınırlar yeniden tanımlanırken sistemin ana damarları, manyetik kalkanların içindeki yerleşimlerde atmaktadır. Göçmenlerin kamplarda bekletildiği bu düzeni reddedenler ise 'Ölü Topraklar' diye adlandırılan bölgede ayakta kalmaya çabalar. En büyük sorunlardan biri de genetiğiyle oynanmış tohumlar konusundaki kaostur. Çözüm, bir zamanlar sistemin gözde bilim insanı olan ve sonradan modern hayatı reddederek 'Ölü Topraklar'da yaşamayı seçen gen uzmanı Cemil Akman'ı bulup yardımını istemektir. Bu görevi Prof. Erol Erin üstlenir...

'Stalker' etkisi
'Buğday', teknik açıdan sinemamızın standartlarının üzerinde seyrediyor. Giles Nuttgens imzalı siyah-beyaz görüntü çalışması çok başarılı. Keza Naz Erayda'nın prodüksiyon tasarımı da... Bütün bu çabaların birleşmesi sonucu ortaya çıkan atmosfer ve çizilen distopik dünya etkileyici. Lakin film adeta tam ortasından ayrılmış iki farklı bölümden oluşuyor gibi. İlk yarıda herhangi bir Batılı yapımda rastlayacağımız bir gelecek tasarımı ve bilimin hükmettiği bir düzen var, ikinci yarıda ise Erol Erin'in, Cemil Akman'ı bulmasıyla birlikte çıktığı bir yolculuk ve bu yolculuk esnasındaki metaforlar ve göndermelerle yüklü, bilimin yerini inanca bıraktığı bir serüven... Semih Kaplanoğlu (senaryosunu da eşi Leyla İpekçi'yle birlikte yazmış), çok sevdiği Tarkovski'vari bir havaya büründürdüğü, kimi sahnelerinde görüntü bağlamında 'Kurban'ı ama genel olarak 'Stalker'ı hatırlatan filminde, 'İnanç sineması'nın teknik düzeyi yüksek bir ifadesine soyunmuş.
Dini bilgilere vâkıf seyirci, belki Erol-Cemil ikilisinin yolculuğunun Kuran'da geçen, Hz. Hızır'la Hz. Musa'nın yolculuğunun anlatıldığı kıssadan ilham alındığını anlayacaktır (anlamayanlar için ise çözüm, Kaplanoğlu'nun filmin gösterildiği festivallerde ve verdiği kimi söyleşilerdeki açıklamalarına başvurmak). Bense söz konusu yolculuktaki karakterleri, günümüzdeki yansımaları açısından 'laik'le 'muhafazakâr' olarak okudum.


Peki ya 'Doğu'?
Filmin benim durduğum yerden problemi de sanki burada başlıyor. İş bilimden inanca taşınırken ve yolculuğun sonucunda inanan, hayata bilim penceresinden bakan materyalisti kendi yanına çekerken öykü bu dönüşümü mantıktan ziyade inanç düzleminde bize sunuyor. Ki bunda ön kabul gereği açısından bir problem yok elbette; inanmak, adı üzerinde inançtan geliyor. Ama meseleye mantık süzgecinden bakan biri için, Erol Erin niye Cemil Akman'ın safına geçiyor, bunu 'mucizelere' ve kimi emarelere kendinizi yakın hissetmiyorsanız anlamanız ve ikna olmanız zor tabii.
Bir de filmin genel tavrında gördüğümüz sorumlu ve sorunlu 'endüstrileşmişler' ya da 'gelişmişler' (bence bunun adı 'Batı') meselesi var. Evet, Batı sömürgeciliğin, emperyalizmin, kapitalizmin öncelikli şubesi. Ama ya hayat biçimlerini, rejimlerini dini esaslara göre düzenleyen endüstrileşememişler ('Doğu'), onlar farkını nasıl ortaya koyuyor? Ya da uzaklara gitmeye gerek yok, yaşadığımız topraklar? İlerleme adına yeşili yok etme, insanlığın soluk aldığı yerleri rant uğruna ortadan kaldırma, betonarmeyi hâkim kılma çabasına soyunma, başta Osmanlı olmak üzere onca uygarlığın mirasını üzerinde taşıyan İstanbul, Bursa gibi güzide kentleri sayısız ucubeyle donatan zihniyetler? Kuşkusuz Kaplanoğlu, söyleşilerinde bizdeki sorunlara da dikkat çekiyor ama filmi genel olarak faturayı Batı'ya ve maddeci tavrına kesiyor; arada sanki tarafını yanlış seçmiş bilim de nasibini alıyor gibi.
Sonuç? 'Buğday', mesajını ideolojik bakışınıza göre kendinize yakın ya da uzak bulacağınız ama reji, teknik, atmosfer ve görsellik açısından kayıtsız kalınamayacak bir çalışma olmuş. UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/25.11.2017)

Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
128
0
164
0