Paylaş   
09.09.2017

BARRY SEAL´İN AŞIRI TUHAF HİKAYESİ

/

Tom Cruise, göklere bir kez daha uzanıyor. Amerikalı aktör henüz yolun başında rol aldığı 'Top Gun'da (1986) bir donanma pilotunu canlandırırken adeta kariyerini de uçurmuştu... Son çalışması 'Barry Seal: Kaçakçı' (''American Made') ise TWA'de (Trans World Airlines) çalışan bir pilotun hayal ötesi bir hayatın akışına kendisini kaptırmasını ve sonrasında da ayakta kalma mücadelesine soyunmasını anlatıyor. Gerçek hayat hikâyesinden sinemaya uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda Doug Liman (ki 'Edge of Tomorrow'dan sonra yeniden Cruise'la çalışıyor) var.
Önce kısaca öykü diyelim: CIA, yolculukları sırasında 'çaktırmadan' kaçak sigara işine girip küçük çaplı vurgunlar elde eden TWA pilotu Barry Seal'in 'illegal' faaliyetlerinin farkındadır. Bu durumu bir tehdit vesilesine dönüştürür ve Schafer adlı bir ajan vasıtasıyla kendileri adına çalışmasını ister. Görevi basittir; 'Arka bahçe'de yeşeren Amerika aleyhtarı gerilla hareketlerinin, misil kuvvetlerin yerlerini belirlemek ve kurduğu paravan şirketin uçağıyla fotoğraflarını çekmek. Seal, bu işin üstesinden gelirken tesadüf eseri yolu henüz emekleme dönemindeki 'Medellin Karteli'yle keşişir, genç Pablo Escobar ve iki ortağı için de Amerika'ya kokain sevk etmeye başlar. Bu trafik baş döndürücü bir servetin kapısını aralar, küçük Arkansas kasabası Mena'ya taşınan Seal, CIA'in kendisine tahsis ettiği arazide hiçbir yere sığmayan nakit akışını artık toprağa gömüp saklamaktadır. Ve fakat bu muhteşem rüyanın bir bedeli vardır ve artık bu bedeli ödeme vakti gelmiştir...

Retro tadı....
Daha çok 'Bourne serisi´nin ilk adımıyla tanınan Doug Liman, 'Barry Seal: Kaçakçı'da kurgusal açıdan iyi anlatılmış (ya da üstesinden gelinmiş diyelim) bir yapıma imza atmış. Film, o klişe tanımıyla 'Akıp gidiyor'. Öte yandan siyasi dokundurmaları, sistemin işleyişine dair detaylar da iyi. Öykünün geçtiği zaman diliminin tasviri itibariyle 'American Hustle' tarzı bir 'retro' havaya da tanık oluyoruz (öykünün hatırlattığı yapım ise Johnny Depp ve Penelope Cruz'lu 'Blow'). Ama yine de filmi ayakta tutan asıl unsur, ana karakterin aşırı tuhaf hikâyesi. Düşünsenize Seal'in bir şekilde değdiği insanlar arasında Noriega gibi bir diktatör, Escobar gibi uyuşturucu baronu, Oliver North gibi tarihe geçen askeri bir figür var. Yani hayatı bir bakıma bir dönemin ifadesi, yansıması. Lakin bütün bunlara karşın 'Barry Seal: Kaçakçı', bence Liman'ın birinci sınıf işlerinden değil.
Oyunculuklara gelince: 55 yaşında hâlâ aksiyon yıldızı tadı yaymaya ve her daim 'fit' görüntü sunmaya çalışan Tom Cruise için Barry Seal mantık ölçüleri içinde daha kabul edilebilir bir rol olmuş. (Öte yandan gerçek Seal'in bir hayli kilolu biri olduğunu belirtelim; malum yaşanmış hikâyelerden uyarlanan filmlerde gerçek kahramanların suretini bir kare de olsa görürüz, bu kez göremedik!) CIA ajanı Schafer'da son dönemin yükselen ismi Domhnall Gleeson'ı, Seal'ın karısı Lucy'de Sarah Wright'ı izlediğimiz 'Barry Beal: Kaçakçı', sonuç itibariyle izlenmesi zevkli bir yapım. Gezindiği sular ve limanlar itibariyle de belli ölçülerde tarihe ışık tuttuğu söylenebilir. UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/09.09.2017)

Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
128
0
164
0