Paylaş   
11.06.2017

KEDİDİR, KEDİ...

/

Ceyda Torun imzalı belgesel önde minik dostlarımız, arkaplanda ise kentin silueti, gündelik hayatı, kimi mahallerindeki dinamikleri ve kuşbakışı kadrajları derken 'Kedili bir İstanbul' tasvirine soyunuyor. 'Kedi' sahipli, evlerde kendi krallığını kurmuş, hayatını pek de 'zahmet çekmeden' sürdürenlerden ziyade 'Sokakların efendisi' gibi hareket eden, ekmeğini balıkçıdan, esnaftan, 'merhametli' insanlar gayretinden çıkaran ve ortak yaşama alanlarının 'güzide' parçalarına dönüşmüş bir grup 'patili' karakterlere (isimleri hatırlatalım: 'Sarı', 'Bengü', 'Psikopat', 'Deniz', 'Aslan Parçası', 'Duman' ve 'Gamsız') yoğunlaşıyor. Görüntü yönetmenleri Charlie Wuppermann ve Alp Korfalı kameralarını 'kedi boyu' hizasında tutarak bir anlamda 'yerden' oynamışlar ve çerçeveleriyle filme özel bir derinlik, anlam ve gerçekçilik kazandırmışlar.

Başına buyruk ruhlar!

Yönetmen Ceyda Torun, belgeselin bazı bölümlerinde kedilerle bir tür ruhani ilişkiye giren insanlara da mikrofon uzatmış. Kimi hayattaki yaralarını sarması için, kimi yalnızlığına derman olması için, kimi de insan olmanın gerekliliğini yerine getirmek için sokakların özgür ve başına buyruk ruhlarını doyuruyor, bakımını üstleniyor, elindekini avcundakini paylaşıyor. Film, yönetmen Torun'un Altyazı dergisindeki söyleşisinde belirttiği gibi kedilerin, insanlığın ve İstanbul'un tasvirine soyunuyor.

'Patili' dostlar

'Kedi', dışarıda, özellikle ABD'de çok beğenildi. Lakin buradan bakıldığında aynı derecede etkilenir miyiz, daha da etkilenecek miyiz; bunu yakın zamanda anlayacağız. Doğrusunu söylemek gerekirse kediler dünyasına hâkim olanlar (halk arasındaki söylenişiyle 'kediciler') için, bence bu ilginç dostlarımız hakkında film üzerinden okunacak ya da hayrete düşecek yeni şeyler yok. Ayrıca 'Kedi'nin, ana objelerinden biri olan İstanbul'un içinden geçtiğimiz dönemine ilişkin sosyolojik reflekslerine ve mimari kabuk değiştirmesine ait fikir belirtme türünden bir yaklaşımı da yok. Lakin bu tavır, bir problemden çok, yönetmenin kente ve hayata dair iyimser ve umutlu yaklaşımı olarak da kabul edilebilinir.

Sonuç? Kedilerle 'hastalıklı' ilişkisi olan biri kimliğiyle, böylesine bir yapım için ne diyebilirim ki? Elbette mutlaka görün. 'Kedi', İstanbul'u hem 'patili' dostlar hem son derece güzel kadrajlar eşliğinde gezmek, öte yandan kentin kaotik yapısından, gündelik hayhuyundan bir süreliğine kurtulmak ve huzur bulmak için önemli bir fırsat sunuyor. UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/11.06.2017)

Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
128
0
164
0