Paylaş   
21.05.2017

HARP GÜNLERİNDE AŞK...

/

Geçen yüzyıl başı... Philadelphia'da, katıldığı bir davette genç doktor Jude'un çok çok uzak bir yerde, Doğu Anadolu'da gösterdiği tıbbi ve insani çabadan etkilenen hemşire Lillie, sonu belirsiz bir maceraya doğru yelken açar. Vefat eden abisinden kalan kamyoneti doktorun vakfına bağışlamak üzere gemiyle Osmanlı topraklarına varır. İstanbul'a adım atar atmaz tanıştığı genç subay İsmail Veli, daha sonra bir tür koruyucusu olur ve ona Van'a kadar eşlik eder. Birinci Dünya Savaşı kapıdadır ve Osmanlı, Almanya'nın yanında harbe girer. Merkezi otorite ise yörede bir yandan Ermeni isyancılar, diğer yandan da Kars'tan giriş yapan Rus ordusuyla mücadele etmektedir.


İnandırıcılıktan uzak hikâye...
'Osmanlı Subayı' ('The Ottoman Lieutenant') önde üçlü bir aşk öyküsü, arka planda ise dönemin politik atmosferinden pasajlar şeklinde ilerleyen bir yapım. Lakin hikâye o kadar zayıf ve inandırıcılıktan yoksun ki, film her iki cephede de hedefe varmaktan uzak, ortada bir noktada kalmış. Uzun süredir sesi soluğu çıkmayan, en akılda kalıcı işi kabul edilen Julia Roberts'lı 'Yatağımdaki Düşman'ı ('Sleeping With the Enemy') 1991'de çeken Joseph Ruben'in imzasını taşıyan yapım, Katalan görüntü yönetmeni Daniel Aranyó'nun etkileyici kadrajları sayesinde görsel açıdan bir nebze çekicilik taşıyor.
Lillie'de İzlandalı Hera Hilmar'ın ifadesiz oyunculuğu, Jude'da daha önce de İkinci Dünya Savaşı'na ('Pearl Harbor') ve kimi harekâtlara ('Kara Şahin Düştü') katılmış (!) Josh Hartnett'in vasat performansına rağmen İsmail Veli'de Hollandalı aktör Michiel Huisman (ki kendisini 'Game of Thrones' ve Blake Lively'li 'The Age of Adaline'dan hatırlıyoruz) performans bakımından az biraz durumu kurtarıyor. Ben Kingsley klişe takılıyor, Selçuk Yöntem bir sahnede görünüyor, Haluk Bilginer ise akıcı İngilizcesi ve o etkileyici ses tonuyla birkaç sahnede karşımıza geliyor.
'Osmanlı Subayı'nın politik açıdan tavrı ise Osman Veli'nin kişiliği üzerinden kıyıya vuruyor. Film "Evet, 'Ermeni meselesi'nde iki tarafta da kötüler vardı ama özellikle Osmanlı tarafında İsmail Veli gibi iyilerin çabası görmezden gelinemez" diyor. Galiba 'Osmanlı Subayı'nı en iyi, sinema yazarı arkadaşım Murat Özer tanımladı: "Benim de Ermeni arkadaşlarım var" düzeyinde bir film... UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/20.05.2017)

Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
128
0
164
0