Paylaş   
25.06.2015

KARADENİZ´İN GENÇ SESİ SUSALI ON YIL OLDU

/

Karadeniz müziği ile Anadolu Rock, Kazım Koyuncu'yu en verimli döneminde yitirdi 10 yıl önce. 'Otuz üç'ündeydi Koyuncu; yıllardır bu işin içinde olmasına karşın 2000´li yıllarda Gülbeyaz, Sultan Makamı gibi televizyon dizilerine yazdığı müziklerle şöhreti yakalayabilmişti.
Karadeniz´in hırçın çocuğu diyorlardı ona; demokrasi adına atılan bir çok adımda müziğiyle, sesiyle yer alıyor; Fırtına Deresi´ne yapılacak santrali protestodan, insan hakları ihlallerine karşı çıkmaya kadar bir dolu etkinliğe elinden geldiğince destek veriyordu.
Ciddi bir açılımın arifesindeydi; birkaç halk müziği sanatçısının tekelinde kalmış Karadeniz müziğini, evrensel normlarda yorumlamayı deneyerek umut olmuştu gelecek için.
1972 Artvin/Hopa doğumlu Koyuncu, yirmi yaşında Dinmeyen adlı müzik grubuna katılmış, 1993´de de Mehmedali Barış Beşli ile Lazca müzik yapmak amacıyla 'Şuku' grubunu kurmuştu. İki arkadaş bir yıl sonra aralarına İlhan Karahan ve Metin Kalaç´ı da alarak grubun adını Zuğaşi Berepe'ye (Denizin Çocukları) dönüştürmüş, 1995 başında da Va Mişkunan (Bilmiyoruz) albümüyle Lazca rockın ilk örneğini vermişti.
Bu dili yaşatmak amacıyla Lazca rock yapıyorlardı. Albümü basan şirket de sounda ´Soft Laz Rock´ demeyi uygun görmüştü. Lazca'nın yaygınlaşmasına rockla katkıda bulunmayı amaçladıklarını anlatıyor, rocktaki dinamizmle yöre insanının enerjisinin örtüştüğünü görünce heyecanlandıklarını, Lazca´nın rockın sert söyleyişine uygun olduğunu belirtiyorlardı.
Kamuoyuna pek yansımasa da, dört yıl içinde Zuğaşi Berepe önemli işler yaptı ve konserler aracılığıyla hedeflerine ulaşmaya çalıştı. Bu etkinliklerden Brüksel konseri sırasında canlı kayıt edilen parçaları, kısıtlı sayıda bastırdıkları 'Bruxel Live' (1998) adlı albümde bir araya getirerek tarihe önemli bir belge bırakmışlardı.
Gruptaki eleman sayısı arttıkça müzikal yapı da güçleniyordu. Lazca'yı yaşatmanın yanında, aşk şarkılarına katılan sert söylem ve modern rock anlayışı üzerine oluşturduğu soundla da kabul görmeye başlayan bir grup haline gelmişti Zuğaşi Berepe.
Kazım Koyuncu'nun ağırlığının iyiden iyiye hissedildiği grup Va Mişkunan'dan dört yıl sonra bu kez İgzas'la (Gidiyor) taşıyordu misyonunu listelere. Yedi Lazca, bir Hemşince, bir de Türkçe sözlü parçadan oluşan bu yapıt, rockın çeşitli tonları arasında akıllıca gidip gelen soundu ve müzikal zenginliğiyle 1998´in en iyi yerli albümlerinden biri seçilmişti. Lazca´nın öne çıktığı kültürel çabanın yanında, sıkı bir rock albümü özelliği de taşıyordu İgzas.
Parçaların Türkçe çevirisine kapakta veren elemanların, Çamlıhemşin´deki Fırtına Deresi´nin üzerine yapılacak ve doğayı tehdit edecek santrale karşı kampanyayı sonuna kadar desteklemesi de grubun diğer bir özelliğiydi.
2000´lerin başında Zuğaşi Berepe dağılınca, kuruculardan Kazım Koyuncu yoluna tek başına devam etmeyi kararlaştırdı. Yapması gereken çok iş vardı ve ortam da çok uygundu. TV dizilerinde kullanılan müzikler, artarda yayımlanan solo albümler (Viya-2002, Hayde-2004) ve politik duruşuyla alternatif bir isimdi artık medyanın dayattığı starcıklara.
Anadolu Rock´a kayan soundla ürettikleri kısa sürede büyük ilgi görmüş ve yaptıkları geniş kitlelere ulaşmaya başlamıştı ki hastalandı Koyuncu. Akciğer kanserine yakalanmıştı.
Pes edecek biri değildi kesinlikle; tedaviyi sürdürürken Trabzonspor için marş yazacak kadar hayata bağlıydı. Ancak günden güne direnci zayıflıyor, tükeniyordu; adına düzenlenen konsere de çıkamamıştı.
Sonunda, 25 Haziran tarihinde ajanslardan şöyle bir haber düştü yüreklere: ´Karadeniz´in genç sesi sustu´.
İlginç bir durum yaşanıyordu ardından; sağlığında söylediklerini, yaptıklarını pek fark edememiş çok sayıda insan ölümünden sonra sahiplenmeye başlamıştı çizgisini, mücadelesini.
Anısını yaşatmak isteyen ailesi de 'Halkevleri'yle işbirliğine gidip onun kenarda köşede kalmış stüdyo denemelerini, konser kayıtlarını bir araya getirip 'Dünyada Bir Yerdeyim' albümünü sundu sevenlerine, özleyenlerine, ona doyamayanlara.
12 tanesi daha önce hiç yayımlanmamış 16 parçadan oluşan albümden kazanılacakların tamamının Koyuncu´nun çizgisini yaşatacak projelerde kullanılacağının da altı çiziliyordu kamuoyuna yapılan açıklamada. İmece usulü hazırlanmış yapıtta Koyuncu'nun arkadaşlarının büyük desteği, emeği vardı. Kemençe, tulum, rock üçlüsü yine bir aradaydı soundda.
Koyuncu'nun ailesi, dostları, yakınları vazifesini yapıp kapıyı açarak sevenlerine anlamlı, sürpriz bir armağan verdi.
Pek iyi ya müzik dünyası ve bizler? En azından bol katılımlı bir 'saygı albümü' yakışmaz mı Kazım'a.

Video Galerisi
Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

127
0
114
0
129
0
144
0
146
0
157
0
158
0