Paylaş   
11.06.2014

´BAZI ŞEYLER SENSİZ OLMAZ´

/

Ortaokul yılları; zaten memlekette ne var ney yoksa İstanbul'dan çıkıyor, biz küçüğüz ya, hiçbir şeyi bilmiyoruz, özel kanallar bize ne "hediye" ediyorsa onu izliyoruz, zaten İstanbul'u filan görecek olmamız da uzun zaman alacak ama İstanbul'dan gelenler kıymetli; pop müzik "patlamış" ama piyasada mı içimizde mi belli değil.
Ne çıkarsa başımızın tacı edip, dinliyoruz; o zamanki dergilerden takip ediyoruz, hepsine ölüp bitiyoruz nerdeyse. Ancak birgün bir kadın çıkıyor ve diyor ki; "Aynı Nakarat"lardan sıkılmadınız mı? Hep aynı teraneleri bırakın ve noktayı koyun, bakın başka sesler de var hayatta. Evet, içeriden söylüyor bunu ama bize ileride farklı sözler söyleyeceğinin sinyalini de veriyor sanki. Liseye geçtiğimde biz öyle aşk görmüyoruz; hayranlığımız bir kat daha artıyoruz.
Üniversite öncesi yıllar ise artık yaşadığımız şehirden Göç vakti gelmiş; hayallerimiz gerçek olacak gibi. Ve artık sokaklardayız! Nazan Öncel bir şarkı tanrıçasıdır; her şarkısı illa ki bir şey anlatır; ya politikaya sokar ya yerlerde süründürür. Neden bu kadar geç kalmıştır bize diye düşünüyorum ya da kendini ertelemiştir? Ne olursa olsun, büyük bir hakikattir; sözün efendilerindendir, söylediği sözler asla boş değildir.
Bazı Şeyler, Nazan Öncel'in bize son hediyesi. Tarkan'la birlikte yaptığı bir düetle başlıyor masallarını anlatmaya. Açıkçası Tarkan'la yaptığı bu işbirliğinden kendilerinin yaratcılıklarından ötürü daha fazlasını beklemek hakkımız ancak bir önceki Tarkan'lı şarkıda olduğu gibi ben bu şarkıyı her ikisi açısından da vasat bulduğumu üzülerek itiraf etmeliyim. Beni Hatırla gibi slow çok sayıda hit çıkarmış Öncel'in bize daha güzel bir şarkı hediye etmesini beklerdik Tarkan'la yaptığı düetten. Olmamış bana göre ama bazılarına iyi gelebilir, emin olamıyorum.
Gelgelelim her bir sözünü ve bestesini kendi yapan Öncel; elbette mutlaka güzel şeyler söyleyecektir; aksi düşünülebilir mi? Misal ikinci şarkı Harita'da, ilk şarkı hayal kırıklığımı hemen atıyorum çünkü zat-ı şahaneleri öyle bir söz söylüyor ki; "Haritadan yerimi, kayıtlardan ismimi, silebilirim.", darmaduman oluyorum. Ve Gezi'nin önemli sloganlarından, "Kahrolsun Bazı Şeyler", albümün isim şarkısı olarak çıkıyor ancak dikkat, şarkının sözleri 2010'da yazılmış; Çeşme'de üstelik! Ancak üç yıl sonraki Gezi'de bu slogan karşımıza çıkıyor ve Öncel diyor ki: " Kahrolsun bazı şeyler, bir kokun bile yeter bana." Üç yıl sonra gelen evet bazı şeyler kahrolsun ama kokudan kasıt biber gazıysa, evet kokusu yetiyor!

Sadeliğin zarafeti
Nazan Öncel'in eski albümlerinde sanki daha gür çıkan sesi, zamanla kendini olgunlaştırdığından olsa gerek; artık daha sade bir yoruma bırakmış kendini. Şarkılar öyle akıyor ki, bir ninni gibi geliyor ve tekrar tekrar başa sarıp, o ninniye dalmak istiyorsunuz. Bu kadar gürültü kirliliğinin ortasında, bir sandala atlayıp, denize açılmak kadar rahatlatan bir şarkı tamlaması var albümde. Öğütürler seni, beni diyor Öncel Bir Kapıdan Girdim'de. Evet, sistem hepimizi acımasızca öğütüyor. Şarkı da bunun ortasında sözünü esirgemiyor zaten. Londra sokaklarında yazılmış Aşk işini biliyor; inancı ayakta tutma çabası olarak da okunabilecek, "Bir Umut İşte", ve mayınların acımasızca çocuk bedenini parçaladığı Ceylan. Ah Ceylan, sen ki nice yazıların konusu oldun ama bak Nazan Öncel seni nasıl anlatmış: " Söylesinler amcalara, kıymasınlar çocuklara, nerde benim çocukluğum, daha şeker yiyecektim." Güzel günleri göremedi Ceylan; çocuk bedenini aldı gitti, bu diyarlardan, isyanları gökyüzüne çığlık gibi bırakarak. Dostlar kahvesinde edilecek güzel sohbetler; dünyanın binbir halinin ortasında isyanlar, aşklar, hasretler. Öncel; hepsini imbiğinden süzmüş ve bazı şeyler atmış ortaya; ama bu bazı şeyler kahrolmasın; çünkü biz böyle aşk görmedik.

Nazan Öncel/Bazı Şeyler/ DMC

UĞUR BİRYOL (ubiryol@gmail.com)

Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

127
0
114
0
129
0
144
0
176
0
146
0
157
0
158
0