Paylaş   
10.04.2012

BİR ´MUHTEŞEM´ KADIN

/

Google'a 'Meral Okay' yazıyoruz, 275 bin dosya arasından Wikipedia'da kısacık bir biyografi çıkıyor karşımıza. Ama biliyoruz ki o kısacık biyografide 'muhteşem' işler var, Türk televizyonculuğunun 'muhteşem kadını' o.
Bugün Türk dizi sektörünün zirvesinde hangi dizi var? Elbette 'Muhteşem Yüzyıl'. İşte bu dizinin arkasındaki en önemli isim, senaryo ekibinin başı Meral Okay. Peki bugünkü dizi patlamasının fitilini ateşleyen dizi hangisi? Elbette 'İkinci Bahar'. İşte Meral Okay o dizinin en sevilen karakterlerinden 'Kasap Melahat'ı canlandıran da oydu. Zaten Meral Okay'ın Türkiye'de geniş kitleler tarafından tanınmasını sağlayan da o 'Kasap Melahat'tı.
Bir de biyografilerde yazmayan bir şey var, hepsinden önemli: Onun 'muhteşem insanlığı'... Bu noktada sözü 'Beynelmilel'de birlikte çalıştığı Sırrı Süreyya Önder'e verelim: "Kimin başı ne zaman nerede sıkışırsa herkes bilirdi ki Meral Ablamız var."
Sevin Okyay da 2004 yılında Radikal Cumartesi'de yayımlanan yazısında şöyle tanımlamıştı Meral Okay'ı, ismini vermeden: "Hem ruh, hem cüsse olarak heybetli, hafiften otoriter, ama aslında çok şeker bir büyüğümüzdür, yaşı bizden çok küçük olsa da. Sözünü dinleyelim ister, çünkü bizim iyiliğimizi ister. Anneden çok, anlayışlı bir abla gibidir. Asker babadan gelme tanrı vergisi disiplini bile terbiye etmesini bilmiştir. Başımız her sıkıştığında borç vermiştir. Onda para varsa eğer, hiçbir sorununuz olmaz. Çerkes kızıdır, temizdir, tırandazdır, beceriklidir. Çok iyi yemek yapar."
İşte böyle bir 'muhteşem kadın' Meral Okay, dün sabah hayata veda etti. 53 yaşındaydı, bir süredir akciğer kanseriyle mücadele ediyordu.
Ölüm haberini alır almaz, böyle durumlarda 'can simidimiz' olan Sevin Ablamızı (Okyay) aradım. Acı haberi benden aldı, sesi titredi, sonra toparladı kendini ve son zamanlarda internette dolaşan Yaman Okay'la birbirine aşkla baktıkları fotoğrafı hatırlatıp ekledi: "Büyük bir aşktı onlarınki. Aşıklar yeniden kavuştu." O Yaman Okay ki, 1993 yılında henüz 42 yaşındayken pankreas kanserine yenik düşmüştü.
Meral Okay'ın hikayesi 1959 yılında Ankara'da başlıyor. Çerkez kökenli bir ailenin çocuğu olan Okay'ın babası askeri hakimdi. Üniversitede siyaset ve kamu yönetimi okuyan Okay'ın gençliği Ankara'nın sol çevrelerinde geçmişti. Beş yıl devlet memurluğu yaptı, bu süreçte Toprak Mahsulleri Ofisi'nin Dünya Bankası projelerinde ve TBMM'nin Atatürk'ün 100'üncü yaşı kutlamaları çerçevesinde kurulan bir komisyonunda yer aldı. 12 Eylül döneminde Türkiye İşçi Partisi üyesi ve işyeri temsilcisiydi.
Meral Okay, 1983 yılında İstanbul'a gelir, Günaydın gazetesinde çalışmaya başlar. Yaman Okay'la Ankara'dan arkadaştır ama aşkları İstanbul'da filizlenir. "Yaman Okay, eski bir Ankaralı olarak bana sahip çıkmaya kalktı; Ankaralıların böyle bir derdi de vardır... Biz, başımıza aşkın taşının düştüğünü bir mevsim geçtikten sonra fark ettik... Bir gün evi düzenlerken fark ettim. Bir de baktım ki, benden çok Yaman'ın eşyaları var... Küçük küçük poşetlerle sızmıştı... Aşk bir sızma halidir. Ben Ankara'dan kırılmış bir kalple gelmiştim. Yaman çok tutkulu ve sabırlı bir adamdı, bir de baktım kalp ağrımdan eser kalmamış..."
1984 yılında Yaman Okay'la evlenirler. Günaydın'ın ardından İletişim Yayınları'nın kuruluşunda ve Playboy dergisini çıkaran ekipte yer alır. 1992'de 'Seni Seviyorum Rosa' filminde rol alır, bir ara lokantacılık yapar. Eşi Yaman Okay'ın 1993'teki ölümünün ardından Sezen Aksu'yla birlikte 'Masum Değiliz', 'Var Git Turnam' gibi unutulmaz şarkıların sözlerine imza atar, bir yandan da televizyon işlerine ağırlık verir. 1997'de 'Yasemince' dizisinin senaryosunu yazan Okay, 1998'de rol aldığı 'İkinci Bahar' dizisindeki rolüyle geniş kitleler tarafından tanınmaya başlar. 2001'de 'Yeditepe İstanbul', 2002'de ise 'Asmalı Konak' gibi dönemlerinin popüler dizilerinin senaryo ekibinde yer alır, aynı zamanda bu dizilerde oynar. Senaryo yazarlığı ve oyunculuğa 2007'de 'Fedai', 2009'da ise 'Bir Bulut Olsam' dizisiyle devam eder.
Rol aldığı iki film ona iki önemli ödül kazandırır. 'Hiçbiryerde'yle SİYAD'dan, 'Beynelmilel'deki konsomatris rolüyle de Adana Altın Koza'da en iyi yardımcı kadın oyuncu seçilir.
Meral Okay'ın imza attığı son büyük proje ise Kanuni ile Hürrem Sultan'ın ilişkisini merkeze alan 'Muhteşem Yüzyıl' dizisiydi. Okay, bu dizi nedeniyle özellikle muhafazakâr kesimin tepkisini çekmiş, bazı gazeteler kanser olduğu ortaya çıkınca 'Allah'ın onu cezalandırdığı' şeklinde yorum yapmaktan bile çekinmemişti.
Meral Okay'ın cenazesi bugün öğle vakti Bebek Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verilecek. Biliyoruz ki, solcu entelektüeller, yazarlar, müzisyenler, televizyon ve sinema yazarları, politikacılar ve dahi herkes... Kısa ve dopdolu bir yaşama sığdırdığı onca başarının ve büyük dostlukların parçası, tanığı olan binlerce kişi orada olacak.

Sezen Aksu'yla...
Meral Okay, hayattaki en yakın dostlarından Sezen Aksu'yla birlikte 'Masum Değiliz', 'Adı Bende Saklı', 'Şimal Yıldızı' gibi birçok unutulmaz şarkının sözlerine imza atmıştı. Son olarak Sezen Aksu'nun 2000 tarihli 'Deliveren' albümü için de 'Yine mi Çiçek' isimli şarkıyı yazmıştı.


YİNE Mİ ÇİÇEK
Kur masayı Madam Despina
Kirli beyaz muşamba örtüleri ser
Çek sediri asmanın altına
Yanında bir ince Müzeyyen abla
Gece çok genç, arzular şelale
Haber etsek o yare
Gelse Bomonti'den
Şereflendirse bizi
Olsak teyyare
Yine mi güzeliz, yine mi çiçek?
Hamdolsun
Taze mi bitti topik
Canın sağolsun
Amanın yine mi güzeliz, yine mi çiçek?
Hamdolsun
Altınbaş kadehe yağ gibi dolsun

Senaryoları
Muhteşem Yüzyıl (2011)
Bir Bulut Olsam (2009)
Fedai (2007)
Asmalı Konak (2002)
Yasemince (1997)

Yakılmayacak!
Bir söyleşisinde yakılıp küllerinin suya atılmasını isediğini belirten Meral Okay'ın yakılması Türkiye'deki yasalara göre mümkün görünmüyor. Diyanet İşleri Başkanlığı'na göre İslam, Hıristiyanlık ve Yahudilik'te ölülerin yakılmasına izin verilmiyor. Sağlık Bakanlığı'nın, Ocak 2010 tarihli yönetmeliğiyle göre Türk vatandaşlarının yurtdışında yakılıp küllerinin Türkiye'ye getirilmesine dahi izin veriliyor.

Kimin başı ne zaman sıkışsa bilirdi ki Meral Ablamız var

Sırrı Süreyya Önder
Gerçek anlamda insanlık vasfına sahip ender insanlardan biridir. Sofrasını ve kesesini zora düşmüş tüm sinema, tiyatro ve kalem üstatlarına açmıştır. Kimin başı ne zaman, nerede sıkışırsa herkes bilirdi ki Meral Ablamız var. Son olarak iki hafta önce kemoterapi gördüğü hastanede görüştüğümde durumunun ağırlığını fark etmişti. Yaşamı ciddiye alan insanların ölüm karşısındaki duruşu daha dirayetlidir. Meral Okay'da da bu duruş vardı. Meral'i Sezen Aksu hiç yalnız bırakmadı. Sezen'in emeği büyüktür. Yaman Okay'ın hayatını kaybetmesinin ardından Meral'in çalışması için en büyük gayreti gösteren kişidir Sezen.

Yağmur Taylan
Meral'i çok geç tanıdım. Çok güçlü sezgileri olan dürüst bir kadındı. Bu ülke ve bu ülkenin kültürel dünyası çok önemli bir insanını kaybetti. Çok üzgünüm.

Durul Taylan
Meral, hayatının son yılında tanıma ve çalışma mutluluğuna ulaştığım çok özel biriydi. Bir televizyon dizisi yazarken bile kendi derinliğinden yola çıkmayı tercih eden nadir insanlardandı. Gerçekten çok üzgünüm.

Yeşİm Ustaoğlu
Böyle şeyler üzerinde konuşmak çok zor. Sabahleyin geldi haberi, çok üzüldüm duyduğumda. Yaman Okay'ın hastalık sürecini yakından ve üzüntüyle paylaşmıştık birlikte. Dolayısıyla Meral Okay'ı da yakınen tanıyordum. Çok metin ve cesur bir insandı. Haberi duyar duymaz da sanırım bu yolculuğuna da öyle çıktı diye geçirdim aklımdan. 'Pandora'nın Kutusu' filmini çektiğim dönemde sık görüşmüştük, daha sonra yoğunluktan görüşememiştik, çok üzgünüm.

Onur Ünlü
Meral Abla'da her şeyden çok fazla vardı. Hayatı boyunca da etrafındakilere nesi var, nesi yok dağıttı durdu. Dolayısıyla, o gitti fakat herkeste biraz Meral kaldı geriye. Ki bu işin iyi tarafı... Fakat benim için kötü bir tarafı var: Ben ustamı kaybettim.

Abdullah Oğuz
Yaratıcılığın giderek tükendiği televizyon dünyası Meral'in yokluğunda daha da kan kaybedecek. Ama en acısı biz Meral'imizi kaybettik.

Devİn Özgür Çınar
Meral Abla'yla 'İkinci Bahar'da tanıştık, onun dizi kariyeri de orada başladı zaten. Sene 1999'du. Her şeyi çok iyi yapardı; mesela oyuncu olarak 'İkinci Bahar'a girdiğinde oyuncuların bile gösteremediği bir performans göstermişti. 'İkinci Bahar'dan sonra ekip olarak hep iç içeydik. Ama sonraki yıllarda çok sık görüşemedik. İki ay önce Meslek Birliği toplantısında gördüm Meral ablayı, çok dimdik ve sağlam görünüyordu. Hatta şaşırdım hastayken, o esnada hayat için ayrıntı diyebileceğimiz bir şey için gelmesi, toplantılara girmesi, avukatlarla konuşmasına... O kuyruğu dik tutan hali çok hoşuma gitmişti. İyi ki tanışmışım onu.

Atİlla Dorsay
Sanat dalında eşsiz işler yaptı. İnanılmaz karakterler ve diziler yarattı. 'İkinci Bahar' başlı başına bir olaydır Türk televizyonculuğunda; 'Muhteşem Yüzyıl' da öyle. Bir tarih ve Osmanlı ilgisi yarattı. Bunlar onun neredeyse tek başına yarattığı işlerdir. Türk sanat dünyası ve televizyonculuğu onu çok arayacak.

Nedİm Saban
Meral ikinci yılımızda 'İkinci Bahar'da Kasap rolü oynayarak katıldı. İlk geldiği günden beri birlikte çok gülerdik. Ben ona "Kasaplar seni beğenmemişler, böyle kasap mı oynanır? Seninle Dr. Stress programında yüzleşmek isterler" demiştim, müthiş eğlenmiştik. Beraber oynadığımızda o kadar gülme krizi geçirip, kendimi tutmaya çalışırdım ki, kasap dükkânındaki her sahnede kıpkırmızı çıkardım. Büyük bir yetenekti, bence son yazdığı dizi, televizyon tarihinde bir devrim yaratmıştır.

Reha Muhtar
O kuşak çok badireler atlatmış bir kuşaktır. Önce 80 öncesinde öldürüldü o kuşak cinayetlerle. Sonra darbelerde işkencelere tabi oldu. Biz aynı yıl doğmuştuk Meral ile o da Ankaralıydı, ben de. Darbelerden, işkencelerden, ölümlerden sonra kalanlar, bir meslek sahibi olmaya çalıştılar. O mesleklerini en iyi şekilde yapmaya çalıştılar. Meral de senarist oldu ve en güzel senaryoları yazdı. Tam 12 Eylül'ün yargılandığı günlerde o kuşağın ayakta kalan en önemli temsilcilerinden birini de kaybettik.

Tan Sağtürk
'İkinci Bahar'dan beri arkadaşım, ablam. Karşılaştığımızda sohbet ediyorduk. En son hastanede bir araya geldik, hastalığını hiç önemsemez gibiydi. Ablam gibiydi, çok çok sevdiğim biriydi. Herkes ona saygıyla yaklaşırdı. Tekrar rahmet diliyorum.

Feryal Pere
BAHÇEDEKİ FENER, FENERDEKİ MERAL
Köklerin çınar/ Başın göğe kadar/ Her sabah özgürlüğe doğar Fenerbahçe
Sonsuza kadar/ Onurlu uygar/ Bir tek tarihe sığar Fenerbahçe
Her yeni kuşak/ Bu emaneti/ Bayrak gibi iftiharla taşır soylu Fenerbahçe
Sonsuza kadar/ Yaşa Fenerbahçe!
Beste: Fahir Atakoğlu/ Söz: Meral Okay
***
Ne çok sözün vardı Meralcim. Ne çok alanda, ne çok hayata cümlelerinle derman oldun. Kim bilir kaç kişiye dil oldun. Güle güle Meralcim. Seni kimse unutmayacak. Bu da sana söz...

ERKAN AKTUĞ (RADİKAL/10.04.2012) ÖZGÜN HABERE GİDİN

Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
128
0
164
0